20 Eylül 2008 Cumartesi

İçin Mektubu

İçinler için…
Nasıl yapacağımı bilemediğim, konuşurken kısa cümleler kurduğum ya da hiç kuramadığım için, klavye tuşlarının soğukluğuna, onların diline alışkanlığımı sevmediğim için, en doğrusu defalarca, defalarca, defalarca söylemek istediğim için, inanmak, daha çok inandırmak istediğim için, yazmak için, yazmak için bahaneler aradığım için, içime sığmayan, binlerce minnet dolu teşekkür için, ama en çok sizler için, varlığınız için…
Bugün çok güzel bir gündü.
Öyle olduysa bu sizler sayesindedir.
Her insanın durup etrafına bakındığı ve yaşamının anlamını göremediği bir an geliyor. O anda göremediğini aramak, ya da görebileceği bir yenisini aramak çabasına giriyor insan. Bu çabayı sürdürecek gücü kendinde bulamadığı zamansa insan onuruna hiç de yakışmayan bir davranışı seçebiliyor. Ölümü isteyebiliyor.
Herkes gibi, bu çaba içersine girdiğim, ama kendimi tek sandığım, etrafımı göremediğim, seçemediğim, seçişlerdeki vazgeçişlerin sonuçlarına katlanamadığım, anlamadığım için isyan ettiğim, korkaklık etiğim, amacımı yitirdiğim, tembellik ettiğim, kendimi yoktan yere umarsızca umutsuz, karanlık, kapkaranlık saatlere hapsettiğim günler oldu.
Nedenlerinin önemi yok, bir çocuktum, çok gençtim, hiç önemi yok. İnsandım çünkü. Çocukça, genççe, yaşlıca ama sonuçta kendince girmiyor mu insan bu kör kara yollar içine? Sonra sırf kendini suçlayarak, bunu kendi için yapamadığında başkaları için yaparak tıkamıyor mu bu yolları?
Sonra kendince çıkıyor da becerirse.
Öyle oldu benim için de işte.
Belki kendi kör yollarınızdaydınız, öyleydiniz elbette, en nihayetinde insandınız. Ama vardınız. Kendimce benim için vardınız. Adına ilham, ışık, bahane, ya da bana varan ne koyarsanız koyun, siz hepiniz benim için ayrı ayrı O’ydunuz. Bir sebepten tekrar yollara düşmenin keyfini O’nu bulan bilir.
Siz hepiniz, o yolda bir bir, bir köşede yanıveren ışıklardınız.
Zaman zaman yolumu da kapattığınızı sandım haksızca. Bu yüzden özür dilerim. Sizleri koyduğum, gördüğümü sandığım yanlış yerlerdir sebep. Belki de gözlerim kamaşmıştır, bu yüzdendir ne dersiniz? Latife kabul eder misiniz?
Sizler için O, olabilmem dileğiyle, bu ihtimalin mutluluğuyla, minnetle, sevgiyle, saygıyla, binlerce teşekkür ederim.
Bilerek veya bilmeyerek birinin hayatına daha dokundunuz en güzel yerinden.
Işığınızla ilham verdiniz.
İyi ki vardınız, iyi ki varsınız.
Yanan ışıklar, ilham verenler, iz bırakanlar, yani sizler bildiklerinizle ve bilmediklerinizle sizler için… Bu mektup özellikle en parlak ışıklara, ismi geçen sizlere, sonra bende olan ve olacak olan herkese…
Ve varlığınızın sebebine, hakikatinin tümünü ihtiva eden ilmiyle dahi bilemediğimiz bilinene…

12.05.08
Pazar, 03.55

0 Yorum: