13 Eylül 2008 Cumartesi

Ülkemizde Çağdaş Çocuk Edebiyatı

Başarılı işler çıkaran yazarlarımıza rağmen ülkemizde çocuk edebiyatı ne yazık ki hak ettiği değeri henüz bulmuş değil.
Çocuk edebiyatçıları elbette ki bir zamanlar çocuk olmuş yetişkinler. Yazar bu yüzden çocukken nasıl bir kitap okumak istediyse öyle yazmalı. Uzun Çoraplı Pippi öykülerinin İsveç’li meşhur yazarı Astrid Lindgren’in “Sadece içimdeki çocuğu mutlu etmek için yazıyorum.” ya da en değerli çocuk edebiyatı ödülü olarak kabul gören Andersen için ülkemizi temsil etmeye hak kazanmış yazarımız Ayla Çınaroğlu’nun dediği gibi “Acaba ne yazsam çocuklar beğenir kaygısı taşımıyorum. Önce kendim beğenmeliyim yazdıklarımı.” demeli yazar.
Çocuk kitaplarını yetişkinler de okumalı elbette. İçindeki çocuğu büyütmeyip onu yüreklerinin Heidi’li, Peter’li, oyuncaklı, şekerli duvar kâğıtlarıyla kaplı en güzel odalarında saklayan büyüklerin o odaları gerçek çocuklara açmaları için fırsatları olmalı.
Hiçbir çocuk, iletişim araçlarının her türünün şimdilerde gözümüzün içine kadar dayadığı trajedilere, dehşete ve ucuz tuvalet komedilerine maruz bırakılacak kadar aşağılık değil. Çocuklar tertemiz zihinleriyle bu konuda seçiciliklerini henüz sağlayamadıklarına göre bu seçiciliği onlar için ancak bizler sağlayabiliriz.
Ülkemizde çocuk edebiyatı eserleri çoğu zaman şimdilerde çocukları çok cezbeden sihirli, büyülü peri masallarından hep uzak kaldı. Oysa geleneksel masallarımız hep bu öykülerle dolu değil miydi? Ufak yaşlarda hayretler içinde dinlediğimiz vezirli, sultanlı, keloğlanlı, peri kızlı masallar büyülü dünyaların içine çekmiyor muydu bizi? Şimdilerde İngiliz yazar J.K. Rowling’in Harry Potter serisinin ülkemizde birçok yazarın tepkisini çekmesini sırf bu yüzden hayretle karşılıyorum.
Kemalettin Tuğcu’nun katıksız trajedileri, İpek Ongun’un metropol yaşantısına hitap eden ergen kız romanları ve Gülten Dayıoğlu’nun kusursuz öykülerinin yanında kurguda ve ayrıntılarda çok zayıf kalan gençlik romanlarının ülkemizde çocuk edebiyatının büyük kısmını işgal ettiği düşünülünce bu ilgi kaçınılmaz oluyor. Çocuk edebiyatından uzak durmayı tercih eden genç kuşak yazarların bu türe yeni bir soluk getirme çabası da olmayınca haliyle sayısı zaten az olan çocuk okurların ilgi yönü değişiyor.
Aslında böyle bir konuya değinmeyi düşünmüyordum. Bugün burada çocukken severek okuduğum, hala da vazgeçemediğim çocuk kitaplarından bahsetmek istemiştim.
Çocukken Enid Blyton’a kendimce platonik aşk besleyip onlarca mektup yazmış, mektupları hiç göndermemiştim. Enid Blyton’un ben doğmadan çok önce ölen İngiliz bir bayan yazar olduğunu öğrendiğimdeyse yaşadığım hüsranı anlatamam.
Muzaffer İzgü’nün Anneannem ve Kapıcı Ökkeş serisi, Enid Blyton’un Afacan Beşler, Gizli Yediler ve Serüven dizileri, Angela Sommer Bodenburg’un Küçük Vampir serisi ve asla unutamadığım J.M. Barrie’nin Peter Pan’ı çocukluğumda iz bırakan en güzel eserler oldular. Yetişkin edebiyatında da kayda değer eserler veren Roald Dahl’ın Çarlie’nin Çikolata Fabrikası, Rene Goscinny’nin Pıtırcık serisi ve adını sayamadığım yüzlercesi.
Şimdiki çocuk kitaplarına bakıyorum da, Bratz, Winx Club gibi estetikten ve sevimlilikten uzak çizimleriyle arkadaşlığın saflığından çok yetişkin ilişkilerine değinen, düşünmeye, yorum yapmaya ve sonuç değerlendirmeye izin vermeyen çocuk kitapları revaçta. Özellikle ilkokul çocuklarının rağbet ettiği bu türü edebiyat içine bile sokmak istemiyorum. Bu Winx ve Bratz kızları asla çocuk olamayan Barbie ve Sindy kadar bile saflık barındırmıyorlar.
Bu yüzden mümkün olduğunca seçici davranmak, çocukları okumaya yönlendirmek bunu yapabilmek için de öncelikle kendimizce okumak gerekiyor.
Çocuk edebiyatı ileride kitap okuma alışkanlığı kazanmış, aydın bireyler için en önemli basamak. Bu konuda en büyük sorumluluk ailelere ve öğretmenlere düşüyor. TEGV (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı) gibi bu konuda büyük görevler üstlenmiş sivil toplum kuruluşlarını desteklemek de yine onların sorumluluğunda. Çocukken kitaplarınızla geçirdiğiniz keyifli saatleri düşünün ve şimdiki çocukların da bu fırsatı yakalamalarına izin verin.
Bu konuda biraz daha ayrıntılı bilgi edinmek için takip etmenizi önereceğim çok güzel bir yayın var. Saklambaç yayınlarının çıkardığı çocuk yayınları ve okuma kültürü dergisi “Okyanus”. Her mevsim bir sayı olmak üzere yayınlanan dergi özellikle çağdaş çocuk edebiyatı konusunda kapsamlı bir araştırma ve güzel seçenekler sunuyor. Çocuklar ve yetişkinlerin ortaklaşa, zevkle okuyabilecekleri dergi daha çok yetişkinleri ve edebiyatçıları çocuk edebiyatı konusunda yönlendirmeyi hedefliyor.

http://www.saklambac.com.tr/OKYANUS/okyanus1.htm

0 Yorum: