3 Ekim 2008 Cuma

Kedili Yalnızlıklar

Yalnızlık mevzubahis günlerdir. “Avrupalı yalnızlığı, kedili yalnızlıklar.”
Kedili kadınlar olmaktan korkuyoruz, sessizce eskirken.
Ama yine de,
Sokak kedilerini seviyoruz,
Sokak insanlarından çok…
Birbirimizi sevmek istiyoruz ,
Kendimizi sevmekten çok…
Yine bana şarkılar yolluyorsun.
Hiç dinlemediğim şarkılar.
Sonra da kaybetmekten korkuyoruz.
Kaybedilmekten çok…

Sen bana yolladın;

“so i try
put your hands in the sky
surrender
remember
we'll be here forever
and we'll never say good bye...”

Ben de sana yolluyorum.

Düşün şimdi deniz kıyısında, çay bahçesindeyiz.
Bir şarkı söylüyoruz birlikte.
Yine hiç konuşmadığımız bir dilde.
Fısıldamaktansa güvensizce,
Bizim olmayan dillerde avaz avaz söylemek istiyoruz.
Kendimize duyurmadan, çok şey söylemek istiyoruz
Hem bize, hem yaradana,
Hem de… Hem de...
Kedilere…

“gracias a la vida que me ha dado tanto.
me ha dado la risa, y me ha dado el llanto.
así yo distingo dicha de quebranto,
los dos materiales que forman mi canto,
y el canto de ustedes que es el mismo canto.

y el canto de todos que es mi propio canto.
gracias a la vida que me ha dado tanto.”

Sen Soledad Bravo’sun, ben de Joan Baez’im tamam mı?

Hadi başlayalım, artık.
Biz evimize dönüyoruz.
Kediler de bizimle gelmiyor.


"Teşekkürler hayat, verdiğin her şey için."

2 Yorum:

rnd dedi ki...

kimdir bu "keşke bana" dedirten yazıların ilham kaynağı kişi?

bendenbenkim dedi ki...

İkimizin de bildiği kişidir o.
İlham kişisiin güzel dostu. Herkesin sandığının aksine çabucak büyümüş bıcırık, kıvırcık, sevimli şey seni. Sen keşke bana, deme hiç, hep sen keşke denilen ol. Benden sonraki kuşaktan azıcık umudum kaldıysa tek sebebi de sensin. Keşke herkes senin gibi olsa.