26 Şubat 2009 Perşembe

"Evrensel" Üzüntüsü


Blogumu takip edenler ne tarz müzik sevdiğimi ve bu konuda sıklıkla http://evrensellmuzik.blogspot.com/ adresini takip ettiğimi bilirler. Evrensel Müzik adına yakışır şekilde piyasada ulaşmanızın zor olduğu her türden dünya müziğini bünyesinde barındıran çok güzel bir müzik paylaşım sitesidir. Ancak bütün bu çok ulusluluğuna karşın Evrensel Müzik’in siyasi bir duruşu var ve tarzının yanına bu duruşu koyması, daha doğrusu kendisini takip eden herkese bu duruşu benimsetmek isteğiyle hareket etmesinden rahatsız oluyorum.
Elbette ki benim de kendime göre bir siyasi görüşüm var. Ama hiçbir zaman militanca bir tavırla tek taraflı hareket eden hiçbir yazını, kuruluşu ve görüşü takip etmekten yana olmadım. Örneğin Cumhuriyet gazetesinin içerik olarak her zaman benim görüşüme yakın dursa dahi, tarzı dolayısıyla onu hiçbir zaman Zaman veya Yeni Şafak gazetelerinden farklı bir yerde tutmadım. Konuyla ilgili olacağından dolayı böyle bir açıklama yapma gereği duyuyorum. Şüphesiz ki bu benim tercihim.
Evrensel Müzik oluşumu facebook gibi bir paylaşım sitesinde de varlığını sürdürürken özellikle grubun siyasi görüşünü benimsemeyenler tarafından korkunç tacizler alıyor. Ve sadece grubun müzikal kısmıyla ilgilenen bazılarımızı da bu korkunç tacizlere maruz bırakıyor. Bu konuyla ilgili şikâyetimi dile getirdiğimde ise oluşumun kurucularından birinden şöyle bir yanıt alıyorum:

Bloğumuzdan Albüm Paylaşmak Değil Sadece Bizim Derdimiz BLOĞUN GİRİŞİNDE FLAŞ YÜKLÜ HERKES ŞU MSJ I GÖRECEKTİR;
Militarizme
Homofobiye
Gericiliğe
Savaşa
Nato'ya
Cinsiyetçiliğe
FAŞİZME
EMPERYALİZME...
Diye bir animasyon karşılıyorsa bu duruşumuzu insanlara gösterir... Sizin bu eleştirilerinizi evrensel müziğin duruşunu bilmediğinizden dolayı kabul etmiyorum... Eğer ben bunu yapmazsam asıl bloğu amacından saptırmış olurum...

Bu yanıt beni gerçekten üzüyor. Bu görüşleri paylaşıyor olabilirim, hiç paylaşmıyor da olabilirim. Oysa demek istediğim müziğin evrensel yönünün paylaşıldığı bir sitede hiçbir siyasi görüşün, dinin, dilin ve ırkın bir tarafta durmadığının desteklenmesinin gerekliliğiydi. Gazeteler bu konuda ayrı bir yerde durabilirler ancak sanata ait herhangi bir ürünün, (içeriği taraf tutuyor olsa dahi) nesnel bir tarzda sunulması gerekliliğinden yanayım. Eğer bu ürünler “evrensel” başlığı altında sunuluyorsa, bu gereklilik daha da artmakta diye düşünüyorum.
Müziği seviyorsam Kürt’ün, Ermeni’nin, Çerkez’in müziği olduğu için değil, müzik olduğu için seviyorum, hepsini aynı keyifle dinliyorum. Bir kitabı okurken onu, birinin görüşünü veya düşüncesini savunduğu için değil sadece “bir insanın düşüncesine ait” olduğunu düşündüğüm için okuyorum, bu yüzden seçmiyor, seçtirtmiyorum. Hepimiz Hrant Dink'iz diyebiliyorsam eğer, bunu Hrant Dink Ermeni olduğu için değil, haksızca öldürülen bir "insan" olduğu için söylüyorum. Özür diliyorsam bunun için diliyor, özür bekliyorsam “insaniyet” için yapılmış bir özür bekliyorum.
Ben görüşlerimi bu sayede bir tarafta tutuyorum, ama “evrensel” olduğumu söylediğim yerde bu tarafın bahsini etmiyorum. Zira “evrensel” herkesin ve her şeyin yanında durandır. İşte bu yüzden evrensele bir saygı bekliyorum.

1 Yorum:

Kara Kalem dedi ki...

İrem kesinlikle haklısın. Senin bu yazını konunun hassasiyetine ince bir ayar çekmek olarak yorumlamak istiyorum. Adı üstünde evrensel kabul edilen herşey ama herşey siyasi görüşü ne olursa olsun sanat adına yapılmışsa, ürediği düşünceden ayrı tutulmalıdır. Bunada saygı duyulmalıdır diye düşünürüm yıllardır. Dinlediğim müziklerin çoğu balkan ülkelerine özgü yerel müziklerdir.

Şans eseri elime geçen bir Lp akşam eve getirip pikapta çalmaya başladığımda kendimi pikabın hoparlöründen çıkan tınılardan alamanıştım. Sanatçı üzerinde nette bir araştırma yaptığımda Jaroslaw Kaczynski`Katolik milliyetçi partisi LPR nin bizdekiler gibi seçim melodisi olduğunu öğrenince şaşkınlığım tavan yapmıştı. Faşist düşüncenin, anlamadığım lehçe ve dildeki slov tınıları beni duygusallaştırmış, hatta ölen eşim için gözyaşı dökmemi sağlamıştı. Bu tuhaf olduğu kadar senin anlatımındaki özüde yakalıyordu. Bu yüzden kesinlikle haklısın ve çok güzel bir yazıydı, seni tebrik ederim.

Saygılarımla

Kara Kalem