15 Eylül 2009 Salı

Emek

Bazıları yazdıklarınız için sizi mahkûm ederler.
Bazıları da yazmak istediklerinizi içinize mahkûm…
Bundan üç ay önce yerel bir kültür sanat dergisi için bir makale yazdım. Dergiyi hazırlayan ajans benim yazımın bulunduğu sayıyı da hazırladıktan sonra kapandı. Ben de hali hazırda ajansın bulunduğu şehirden taşındığımdan çalışanlarla iletişim kurmadım. Birinin dergiyi çıktıktan sonra bana ulaştırması için de bir çaba sarf etmedim.
Bu gün dergiyi okuma fırsatı bulan bir arkadaşım yazımı göremediğini söyledi. Derginin internet yayınına bakınca ben kendi yazımı buldum. Ama onun bulamaması çok normaldi çünkü yazının herhangi bir yerinde adım yer almıyordu.
Muhtemelen dikkatsizlik sonucu gözden kaçırılmış bir ayrıntıdır bu. Ajans çalışanlarını az çok tanıdığımdan suçlama yapmak istemiyorum. Ama böyle ayrıntıların gözden kaçmaması gerektiğini bilmeliydiler.
Kırgınım, üzgünüm. Daha önce buna benzer çok şey yaptım. Bildiğini öğretmenin, kültürel birikimin, zevklerin, görüşlerin paylaşılmasının karşılığının maddi şekilde olması gerekliliğini savunmadım. İhtiyaç da duymadım. Kendiniz için yaptığınız bir şeyin karşılığında teşekkür almak fazladan, çok fazladan bir onurdur. Yaptığınız işle isminizin anılması ise koca bir ödüldür. Birkaç satırı yazabilmek için, kendinizden, vaktinizden, düşüncelerinizden ödün verdiniz. Çok da önemli değil belki ama, bu ödünü verebilmek için, yıllarca okudunuz, çalıştınız, kendinizi yazabilme yetisine getirdiniz. Buna inandınız. İşte işin asıl emeği buradadır. Bu emeğin karşısında sizin için en büyük ödül olacak “isminizi” istersiniz. İsteyemediniz tamam, ama beklersiniz. Bu gözden kaçacak bir ayrıntıya sığacak kadar değersiz bir şey midir? Yetkin değilsiniz belki, yayının şöhreti dikkate alınmayacak kadar ehemmiyetsiz, üstelik birkaç kişiden fazlasına ulaşmayacak… Siz, kendiniz için yaptığınızı bildikten sonra önemi var mı? Bir isim, oysa bir isim… Sizin için…
Bu daha önce bu blogda benzerini okuduğunuz bir yazının geliştirilmiş hali. Görmek isterseniz aşağıdaki bağlantıdan bakabilirsiniz. Ama adım yazmıyor, gerçi ben bile yazanın kendim olduğundan emin değilim. Zaten artık ben de o kişi olmak istemiyorum.

http://www.ozkaymak.com.tr/yillarveyollar/?id=3#/76

0 Yorum: