1 Ekim 2009 Perşembe

Korkak

Hayatının yolunda gitmediğine inandırmak kendini, hiçbir şeyin yolunda gitmemesinden daha kolaydır. Hatta gerçekten yolunda gitmemesinden daha keyiflidir acısı. Bir şeyler doğru olmadığında, doğru olmadığını düşünmek kadar sıkmıyor canını. Düşüncedekinin keyfinin sebebini düşüncesizlikle suçlamak mümkün mü öyleyse? Bu zevkli acının sahibini, seni, bencillikle suçlamak doğru mu?
Gerçek olmayana büyütülen sevdanın, acı olan düşünceden alınan mazoşistçe keyfin, bilinmeyenin merakının suçu en fazla korkmak olabilir oysaki. İnsan bilmediği şeyden korkar derler. İnsanın bilmediği ne kadarıdır? Uyumaktan fazlasını mı yapıyor ölürken gördüğün?
İşte bu keyif, bu hastalıklı keyif…
Gerçek olmayanın yaşattığı duygu yoğunluğuna gerçek olan kavuşturamazsa ya seni? Ne düşüncesizlik, ne bencillik bu düpedüz korkaklık... Suç mu? Bilemeyiz.
Hayallerin gerçek olsa değil öyleyse, hayallerine bir adım yaklaşmışken daha mutlusun. Ölmüşlükten değil, ölüme bir adım yaklaşmışlıktan korkuyorsun. Sevme ihtimallerini sevmekten daha keyifli buluyorsun. Ya o kadar zevkli olmazsa gerçekten sevmek.
Korkaksın işte, korkağız… İnsan, işte biz buyuz...

1 Yorum:

Doğan Ömür dedi ki...

Sadece yazının altında benim de imzam olsun istedim :)
Aynen öyle...