25 Ekim 2009 Pazar

Time is ticking out...


Sadece bir tek şey yapıyorsan hiçbir şey yapmıyor sayılmazsın değil mi?

Eski alışkanlıklarını terk etmeye başladıysan ve yenilerini edinmek için hiçbir çaba göstermiyorsan bu iyi bir şey midir?

Kafanda cevaplarını merak etmediğin sorular dönmektedir. Rüyaların gerçek hayatta görmenin mümkün olmadığı ya da görmeyi çoktan bıraktığın insanlarla dolmaya başlamıştır. Gülmeye de ağlamaya da pek meraklı değilsindir artık. 29 Ekim törenlerinde bile gözleri dolan sen, ana haber bültenlerini bile kayıtsız gözlerle izler olmuşsundur. Aynı marka kahveyi içmek, aynı fincanı kullanmak istiyorsundur. Hevesle okuduğun kitapların, izlediğin filmlerin yerlerini alan yenileri başucundaki komodinin üzerinde tozlanmıştır. Ne yaptım diye geriye bakmıyor, ne yapsam diye düşünmüyor, ne yapacağım diye hayal kurmuyorsundur. En sevdiğin çikolatanın tadı bir gariptir, fanustaki balığınla konuşmayı bırakmışsındır. Çalan telefonlara cevap vermiyorsundur. Uyuyarak geçirdiğin her dakikayı ömrünü gereksiz yere tükettiği için yargılarken, o hesabı tutmayacak kadar uyuyorsundur da üstelik.

Sana bir şeyler olmuştur, ne olduğu bile umurunda değildir.

Birileri kulağına silkinmeni söylüyordur. Neyin umurunda olmadığını anlamaya çalışmadığın için o sesi önemsemezsin.

Herkes çoban ruhlu olduğunu düşünürken, sen bir koyun gibi güdülme ihtiyacı içindesindir. Mecazlar içermeyen direktifler istersin.

Bu sen misin?

Evet sensin. Kendine yabancılaşırken herkese benziyorsun…

Farkında değil misin? Büyüyorsun…

0 Yorum: