10 Kasım 2010 Çarşamba

İki Dil Bir Bavul


Şanlurfa’nın Siverek ilçesinin Demirci köyündeki ilkokula ilk ataması yapılan Denizlili genç öğretmen Emre Aydın’ın hiç Türkçe bilmeyen öğrencileriyle geçirdiği bir öğrenim yılını anlatan dram- belgesel niteliğindeki film hem ülkemizde, hem de yurt dışında birçok festivalde olumlu eleştiriler ve büyük ödüller aldı.

Belgesel başarısını kuşkusuz “özellikle ülkemizde” siyasi içerikli hassas bir meseleye dönüşmeden çözüm üretilmesi mümkün olmayan ana dil ve resmi dil sorunsalını bu bağlamdan ayırmasına borçlu.

Sorunu kendi açımdan değerlendirdiğimde çocukların aldıkları eğitimden ne kadar verimli şekilde faydalanabildiklerini düşündüm. Eğitimlerinin büyük kapsamını yalnızca dil öğrenme aktiviteleri oluşturuyor ve dolayısıyla yola ana dili Türkçe olan öğrencilerden en az iki yıl geride başlamış oluyorlar. Belgeseldeki öğretmen Emre Aydın’ın, haklı olarak hayat bilgisi, matematik gibi bütün dersleri bir yana bırakarak öğrencilerine bir yıl boyunca Türkçe öğretmeye çalıştığını gözlemliyoruz. Çocuklar vakit kaybının yanı sıra yeterli şekilde Türkçe öğrenmemenin eksikliğini duyuyorlar. Bu sırada yeni mezun bir öğretmen olan Emre de bilgilerinin en taze olduğu dönemde onları paylaşamamanın sıkıntısını yaşıyor.

Etnik gurupların kendi ana dillerinde eğitim almalarının algılama süreçleri, gelişimleri ve öğrenme konusundaki yeterlilikleri düşünüldüğünde gerekli olduğunu düşünmekteyim. Ancak yaşadıkları ülkenin sınırları içinde “azınlık” yasalarına maruz bırakılmayarak resmiyet önünde bir “eşitlikle” değerlendirilen bütün etnik gruplar ülkelerinin resmi dilini de en az kendi ana dilleri kadar öğrenmek zorundalar.

Kısacası hayati gereklilik taşıyan temel bilgilerin ve kişisel anlamda en iyi ifade şeklinin kişinin ana dilinde yapılabileceği düşünülürse dil faktörü eğitimde büyük bir sıkıntı oluşturuyor. “Millet bilincinin” sınırlarına tehdit olarak yanaşmadan, hem etnik grupların hem de çoğunluğun hassas bir siyasi mesele halinden uzaklaştırarak masaya yatırması gereken bu konuya tarafsız bir gözle bakan belgesel muazzam bir farkındalık seyri oluşturuyor.


Filmin künyesi, yapım aşaması, aldığı ödüller ve katıldığı festivallerle ilgili bütün detaylı bilgileri şu sitelerde bulabilirsiniz:

1 Yorum:

destinayılmaz dedi ki...

muhteşem bir filmdi seyrederken "bu böyle olmamalı dedirtiyor"
ve burdaki Emre gerçek bir karakter ismiyle yaşadıklarıyla hepsiyle gerçek hayatta yaşıyor.