9 Kasım 2010 Salı

Islak Kitaplara Dokunmayın


Okumayın ıslanmış kitapları!
Açmayın, kapamayın böyle umarsız olmayın!
Hiç işitmediniz mi her daim,
Ne gürültüyle örtülür onların kapakları,
Ne erinçli şarkılarla açılır her okunma aşkına?
İnatla öğretmeye meraklı her kitabın gözleri,
İçinize dolmaya, en güzel kokmaya…
Çevrilmekle aşınmak pahasına,
Yitirmek pahasına ıslanmış yerlerden en güzel cümleleri
Ve anılar edinmeye dokunduğunuz her yerden...
Kim bilir hangi şaşkınlık döktü üstüne bu kahveyi?
Hangi kadın ağladı geceleri fevkine,
Hangi adamın soğumuş, elemli çayı?

Ah, tanrı aşkına yapmayın!
Islak kitaplara dokunmayın işte!
Çekin ellerinizi, çekin gözlerinizi!
Bırakın kurusunlar,
Zaten bir dahaki açılışı,
Bir izin yazılmış ve kırışmış hatırası,
Nasılsa silinecek, kaçınılmaz harfler,
İlla ki eksilecek en güzel cümleler…
Unutmayın!

3 Yorum:

la luna bir yer dedi ki...

Bütün kitaplar ıslanıyor aslında bir yerden sonra.
Islakken kurutmak lazım kelimeleri.Kurumayanları ise belki terk etmek.Tamamen değil ama...

piktobet dedi ki...

ıslak kitap=yaralı serçe. kırılgan ve sahipsiz her nedense. ele avuca gelmez dağılır öylece. ölür apansız. ihtiyaç duymasının garip çelişkisi, celladı olan ateşe. serçenin insana olduğu gibi bazen. saçma belki ama çağrışımsal düşünce işte..

Adsız dedi ki...

Nasıl gözden kaçırmışım bunu..? Sana mı ait,paylaşım mı ? tahmin ediyorum ama yine de sormak istedim (E.K) ;)