30 Ocak 2011 Pazar

La Bestia Nel Cuore / Don’t Tell / Yüreğimdeki Canavar


“Bir yara izi silinmez bir mühürdür, bir hastalık değil.”

Ünlü İtalyan yönetmen Luigi Comencini'nin kızı Cristina Comencini’den kendi romanını uyarladığı bir sinema filmi izliyoruz. Yüreğimdeki Canavar sırf bu yüzden bile dikkate değer bir film. Nihayetinde bir yazarın kendi yazdığı romanı sinema filmine uyarlamasına çok şahit olmuyoruz.

Pedofili hastası bir babanın iki çocuğunun yetişkin birer insan olduklarında yaşadıkları sıkıntılar ve kendileriyle verdikleri mücadele filmin hikâyesinin ana eksenini oluşturuyor. Yan karakterlerle desteklenen küçük hikâyelerde ise lezbiyenlik, körlük, aldatma, kıskançlık, zaaflar, yanlış meslek seçimleri, yalnızlık, aidiyet, aile gibi birçok konuya değiniliyor.

Ancak Comencini’nin iç içe geçen hikâye yapısı bu noktada gözle görülür bir sıkıntı yaratıyor. Yazın anlatımıyla görsel anlatım arasında kalan Comencini çok şey anlatmak isterken hiçbir şeyi tam olarak anlatamayan bir seyirlik sunuyor. İlettiği şeyi yeterince anlatıp anlatamadığına dair duyduğu kaygıyı sürekli hissettiren yönetmen aslında küçük göstermeleri çok iyi kullanmasına rağmen gereksiz diyaloglarla her iletisinin altını çiziyor.  Bu açıdan bakıldığında sinema filminin eksikliklerine rağmen romanın çok başarılı olabileceğini düşünüyorum. Katmanlı hikâye anlatımı sinemada tam olarak kotarılamayan bir şeyken yazılı anlatımda genelde çok başarılı örnekler sunuyor.

Yüreğimdeki Canavar bir tanıtım yazısından ziyade bir inceleme yapılıyor olsa üstüne söylenecek çok şey olan bir film. Katmanlı yapısının içinde herkesin kendine ait bir şeyler bulabileceği bir yapım olmasının yanı sıra, naif, duru, sıkmayan ve merakı her daim canlı tutan bir anlatımı var. Bütün rahatsızlık verici dramatikliğine rağmen karakterlerin olayların içindeki mücadeleleri ve sıkıntılarından sıyrılma şekilleri pedofili gibi rahatsız edici bir konunun varlığını bile tolore etmeyi başarıyor. Düşündürdükleri, düşündürecekleri ve naifliği için kesinlikle dikkate değer bir film. Boş bir vakti doldurmaktan ziyade özellikle seçilmiş bir zamana ayrılmasında fayda var.

2006 yılında en iyi yabancı film dalında İtalya’dan Oscar adayı olan film, akademi ödüllerinden boş dönse de ulusal ve uluslararası alanda birçok ödül kazanmış.  Güzel Giovanna Mezzogiorno’nun ve yan karakterlerin başarılı oyunculuğu ise göz dolduruyor.  

İyi seyirler.

0 Yorum: