29 Mart 2011 Salı

Şiir, Sabi ve Saki

“Her şey yitip gidiyor; evvela şiir, sonra uyku, sonra gün ve sonra gün içinde ve gecede daha ne varsa…” 

(Ingeborg Bachmann)


 Sana dair, bana dair ve hayata dair ne varsa anlamadığım bâki,
Harflerden, hecelerden, kelimelerden, cümlelerden dolduracak saki,
Ölümüne, cevrine, zehrine, sefasına, bakmayacak içeceğim.
Dolduran oldukça ne önemi var,
Ne önemi var eninde sonunda içeceksem,
Ne zulmü var canım sözlerin?
Hepi topu hatırımda iken sana, senin...
Söyle saki, biz şimdi yalnız mıyız, değil miyiz seninle?
O zaman bendeniz şu sabi örtsün kapıyı usulca,
Sahi:
Harfi de, sesi de, sözü de birbirine vurup kırayım da şu üçü de olmadan konuşayım seninle.* 
Anlamadım, anlamam, anlayamam, anlamayacağım…


"yenilmek olunca korku, suyunu
sindiren, sindiren kayaların renginde
aramızda bir şeyler, bir sessizlik sözlüğü."

(Edip Cansever)

*Mevlânâ Celaleddin-i Rumi 

0 Yorum: