25 Nisan 2011 Pazartesi

Mlle. Bonjour & M. Bonsoir


Ayarsız saatler gibi yürür,
Çocuk gibi heceler,
Kandan ağır, sesi sarı
Kadın…
Yorgunum, söyle!
Sen değil misin bu bilmecenin sırrı?

Benim, sevgilim.
Çünkü hep hızlı yürür en sevmediğim
Cumartesi sabahı;
 Yetişmezken beklediğim,
  Baharların salahı…

Bana sevgilim deme,
Sahiplenme öyle.
Senin kimsen değilim,
Kimsenin olmayan ney’im.

Sen değilsin sahiplendiğim.
Sana sev üfleyeyim.
Keşke do seslerini
Hiç saymasam sevgilim...

Öyleyse beni öyle çal.

Oysa bana böyle çal.

Ne bencilsin sen.
Bütün çiçekler gibi.
Bir damla yağmur için
Beyaz bulutları bile sıkarsın.

Ne güzel bulutsun, yağmaya yılgın.

Ben ılgın olsam da sen açmayacaksın…

Çünkü görmek için doğdum ben;
Vaktim yok bakılmak için.
Yarım biçimli canlar için
Seçilişim.

Sus! Kadınsın sen…

Duy! Kadı’nım senin…

Kendine atıfların en kötü bahanelerin!

Git o zaman!

Hiç gelmedim ki ben! Bırak yokluğumu!

O benim en sevdiğim.
Öyle muhteşem ki yokluğun,
Sen bile dolduramazsın.

Öyleyse günaydın bütün sözlerin...

Öyleyse iyi geceler güzel gözlerin...

2 Yorum:

Elif Gizem dedi ki...

Hiç gelmedim ki ben! Bırak yokluğumu!
Bayıldım...

serhat dedi ki...

Onca çöl kokulu yolculuğun ardından,
Çıplak ayaklarımın altında çatırdayan son bahar yapraklarının kokusuyla
Karşılıyorum "bahar"ın çıplak güzelliğini,
Onca fırtınayla soluksuz kalmış günlerimin ardından.

serhat:)