13 Nisan 2011 Çarşamba

Persona


(Persona (1966) Ingmar Bergman – Bibi Andersson as Alma and Liv Ullmann as Elizabeth Vogler)

Say ki bu yolların yeni ayakları oldu
Yine yürümediler
Bil ki bu sözlerin yeni dilleri oldu
Yine söylemediler
.

Buna göre, bilinç ile bilinçdışı arasında sürekli bir yer değiştirme söz konusudur ve aralarında belirgin bir ayrım yoktur. Ne düşüneceğimizi önceden tahmin edemeyiz, bilinçli isteklerimizden bütünüyle farklı bir yönde beklemedik düşünceler oluşabilir. Ayrıca, bugün bilinçli olan şey, yarın unutulabilir veya bastırılabilir. Bir adamı çalıştığı iş yerinde gözlemleyen biri, onun güler yüzlü, ileri görüşlü, samimi biri olduğu sonucuna varabilir. Ama aynı adam, başka bir ortamda, örneğin evinde, işyerindekinin tam tersi bir halde olabilir. "Öyleyse hangisi asıl karakterdir, gerçek kişiliktir?" diye sorar Jung. "... Normal bir kişilikte bile, karakter bölünmesi imkânsız değildir." (http://tr.wikipedia.org/wiki/Persona)

"Kalkış noktamın, zihinle ya da simgecilikle çalışmak gibi bir şeyi yok; düş ve izlenimlerle, umut ve arzuyla, ihtirasla işim var." (Ingmar Bergman)

"Hem kendi söylediğimden hem de başkalarının bana söylediğinden hep kuşku duydum. Her zaman eksik kalmış bir şeyi duydum." (Ingmar Bergman)

"Sözcükleri, konuşmalara, hareketlere çeviriyor, ete kemiğe büründürüyorum. Seyirciyle, başka insanlarla iletişim kurmaya, çok ciddi bir gereksinim var. Benim için sözcükler tatmin edici değildir." (Ingmar Bergman)


Nokta

2 Yorum:

neselihaller dedi ki...

hepimizin bölük pörçük karakterler taşımıyor muyuz zaten...genç kız, kadın, anne, eş, evlat, işyerinde çalışan, evde çalışan...ben bazen sadece 1 veya 2'sini taşımak istiyorum...yoruluyorum çok karakterli kişilik bölünmesi sendromlardan...

Bendenbenkim dedi ki...

Yorucu evet, belki de bazen eğlencelidir aslında. Bazen eğlenceli şeyler de yorucudur ki hem. :)