2 Nisan 2011 Cumartesi

Saat Sekizi Geç Vurdu / Arif Damar


Kime ne desem
Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum

Düşünmeden biliyordum deniz ılıdı
Dökülen çelik katı

Yürüyenler yan yana

Yüzümü güneşte dinlendirsem
Dağın dağ olduğunu bilsem ovanın ova ağacın ağaç
Kurtulurdum

Çok köprülü sular gibi git git bitmedi
Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum

Saat sekizi geç vurdu
Giden gitmiş hüznü ayaklandırmak boşuna
Düşünmeden biliyordum

10 Yorum:

piktobet dedi ki...

çağrışımları oldukça yorucu olmasına rağmen bu şiirini çok sevdim şairin. bişey daha: başkaca bir şairin "sebep" adlı bir şiiri yayın listemdeydi çok zaman. "gerçek adıyla" yayımlayabilir miyim dersin bir sabah?

Bendenbenkim dedi ki...

Öyle, ben de öyle sade bir sevmeyle tuttum koydum zaten.

Bahsettiğin şiiri sana vermişti diye hatırlıyorum. Öyleyse sormaya bile gerek yok. Eminim onur duyar bundan. Ama bence şair dememelisin ona. :)

piktobet dedi ki...

burada şairin "gerçek adını kullanma" parametresi de önemli tabi :)

Bendenbenkim dedi ki...

Nasıl istiyorsan öyle yap azizim. İstediğin adı yaz oraya, sen hangi ismi uygun görürsen onu yaz. Yeter ki o kendini bilmez şiir cahili yazar müsveddesine "şair" deme.

piktobet dedi ki...

denecek söz kalmıyor bazen. öyle yapayım peki.

Hegesias dedi ki...

"Giden gitmiş hüznü ayaklandırmak boşuna"
Bu dizeyi okuyan biri, sabah erken kalkmak için neden saatini kursun ki? Giden gitmişse bedeni ayaklandırmak da boşuna.

Bendenbenkim dedi ki...

Siz kendinizden gitmedikçe Hegeisas, bedeni ayaklandırmak hiç de boşa olmaz. Giden için değil, kalan için, kendiniz için. :)

Hegesias dedi ki...

Alında tam olarak şunu söylemek istemiştim: Kişi kendinden gidememiştir ve bu kendinden gidemeyen kişi, kendinden gidenlere mani olamamaktadır. Gidenler, etten kemikten olsalardı şayet, kendinden gidemeyen kişi umursamaz bir tavırla, gidenlere güle güle derdi kuşkusuz; ama terk eden, kişinin 'öz'ü olunca kendinden gidemeyen kişi sudan çıkmış balığa dönüyor. Lütfen düşündüğümü sanmayın, ben bunları 'düşünmeden biliyordum.'

Bendenbenkim dedi ki...

Şimdi anladım sanırım. (Düşünmeden de bildiğinize eminim.) Kendinden gidemeyen kişi kendinden gidenlere hiç mani olamaz. Çünkü mani olması için kendisinin de gidip onların peşine düşmesi gerekir. Ama insan kendinden gidemez işte. Öyle bir balık olur. Yalnız o balığın çırpınışlarının sonunda kendini hiç de beklemediği duru, güzel bir suya düşmüş bulabileceğine inanmasını isterim. Balık çırpınırken nereye gittiğini göremez çünkü. Dilerim inansın, vazgeçmesin.

Hegesias dedi ki...

Dilediklerinizle, cümlemizin karşılaşması dileğiyle.