27 Mayıs 2011 Cuma

Ser-best Çağrı-şı'm

İnsanın bir şey söyleyemediği zamanlar çoğalıyorsa bu ne demektir? Hiç. Benim canım kimseye bir şey söylemek istemiyor. Benim canım, ben, ben şöyleyim, böyleyim de, ben şöyle bir insanım, derseniz döverim. Kendime dersem kendime bile söverim. İğrenç insanlar onlar, biliyorum, pislikler, biliyorum, ahlaksız, biliyorum, aşağılık, evet, napıcaksın, haklısın, ne olacak, evet, ne diyorum ben, haklısın, sana diyorum, evet, sana diyorum! Hı bana mı? Sana ya, ne biliyorsun? Bir bok bilmiyorum, affedersin de deyim mi? Affet, kadınlar bok demez. Bir şey başlarsa her şey başlar, bir şey biterse her şey biter. Bitecek de bir gün bitecek. Ne yapalım sizi? Canınız ne istiyorsa onu yapın. Ama benim canım, ben, ben şöyleyim, böyleyim de, ben şöyle bir insanım, derseniz döverim.  Kendime dersem kendime bile söverim. Kafanız güzel mi sizin? Büyük de biraz.  Hıhı, nikotin sesli beş kadın için için yazacaktım bu yazıyı Zaten öolmadı.!oölmuyoröolmüyor! Dinledim, bağladım, dağladım, sağladım, onmadı. Yüreğime bir daha kuş konmadı, penceremde donmadı, şu saksıdaki çiçekler bile hiç solmadı. Artık size ihtiyacımız kalmadı. Evet, haklısınız, biliyorum. Bana kimsenin ihtiyacı olmaz zaten. İyi de bunca zaman ihtiyacınız var mıydı? Yoktu, boktu, koktu di mi? Manyak mısınız? Manyaklardan korkmayınız. Siz aklı başında insanlardan korkun. Ağlayan palyaçoları hala ironik mi buluyorsunuz? Çok saçma, palyaço palyaçodur.  Sizin kendinize ihtiyacınız var, kendinize gelin, ya da gidin kendinizden, başkası gelsin. Sanane be. Napayım, gideyim mi, kovuyor musun beni? Çıkışınızı alın. Buradan mı? Burası dediğiniz neresi? Göstereyim mi? Büyük kafalı olduğunuz kadar, terbiyesizsiniz de… Ağlarsınız da siz şimdi.  Size nasıl güveneceğiz? Güvenmeyeceksiniz bana. Güvenmeyin. Bir de güvey var, bir de güve var, güv olsa bir de ama güv yok. Canınız mı sıkkın sizin? Ne münasebet, pardon, bok gibiyim, yok gibiyim. Anlatsanıza… Öyle yoktu, şimdi çok, yine yok, ne yapacağım, olmadı. Biliyorum, evet, haklısın, yorgunum, ongunum, ölecek miyiz, dönecek miyiz şu köşeden, sövecek miyiz? Kadınlara sövmek yakışmaz, kadınlar bok demesin. Başka da bir şeyim yok, iyiyim ben. Gideyim mi? Ama herkesin yalan söylediğini biliyorum. Senin söylediğini de… Öyle çok yalan biliyorum ki, demek ki, ben de bir yalancıyım. Bazıları ne oldu diye sormadan hüküm verirler, sonra da kapris yaparlar. Onlara hiçbir şey söylemeyesim gelir. Öyle kapris yapsınlar ki çekmeyesim gelir. Kaprisleriyle kalsınlar ortada iyi mi? Bana ne oldu diye sormazsan söylemem, bak söyledim mi? Cibelle Tom Waits söylesin de biz dinleyelim mi? Yanıyorsun söndürelim mi? Sus be kadın! Ya, sonra böyle di mi? Gidiyorum ben. Ama burada duracağım, tam da burada, öyle var ki yok, senin hiç haberin olmayacak. Yine deprem oluyor. Şuraya saklanalım. Nereye? Kapa gözlerini, bizi kimse göremez artık. Senin adın Rodney ben de ben değilim... Yağmur gök gibi yağınca, yaramıza bulut basıyorlar. Mikrop kapıyor sevdiğimiz her yerimiz. Hiç vazgeçme yazmaktan. Hiç bırakma, gösterme kimseye,  kendine bile. Sorma, kendine bile. Sorma bütün harflerin ağzını öp, sana kusacak hal bulamasınlar. Kime söylüyorsun? Ben sana soruyor muyum kime susuyorsun? Artık uyumazsan rüya göreceksin. Çünkü uyursak gerçek hepsi... Au revoir! bonnerevemabellevie

0 Yorum: