8 Mayıs 2011 Pazar

Sevgili Günlük,

"Bir sözcükten ötekine
kaybolur söylediğim.
Biliyorum yaşadığımı
iki parantez arasında”  

(Octavio Paz)

 
Dario Moreno ve Tanju Okan seviyorum, rakı sevmiyorum.

Cumartesiyi sevmiyorsam, Pazar’ı da sevmiyorum.

Hiç sarhoş olmadım. Bir şişe karadut şarabı içip bayılmıştım. Sonra sarhoşken konuşmayan insanlardan olduğuma kanaat getirdim. Sarhoş şarkıları kulağıma daha güzel gelmeye başladı. Banyo fayanslarından her akşam votka, rakı ve şarap sesleri yükseliyordu. Sesler köşeliydi, si ve fa sesleri kırmızı derz dolgusuyla doldurulmuştu. Kahkahalar yükseliyordu fayanslardan, koy koy koy… 

‘Sâki’ demeyi çok severim. Kulağıma sütliman bir insan sıfatı gibi gelir. Kulağım bir kabuklu hayvan olsa boynunu kaşıyarak sever gibi gelir. Başını çıkarsın diye kabuğunu dürtmez, bir sigara uzatır gibi gelir. Bir de ‘sabun’ demeyi severim. Tozlu bir havası var sabun demenin. Unlu kete gibi, leblebi tozu gibi… 

Bir kayıkçı vardı, sahi nerede o? Her şeyi kürekle yazardı. Balıklar oltasına takılmaz, kayığına sıçrardı. Bir akşam fincan böreği yiyecektik, olmadı. Say ki ben kayıklara sıçrayan denizatıyım. Tırıs gelirim, vız giderim. En çok küp şekeri severim. Giderken hep ıslık çalar, ıslak çalar, şu şarkıyı söylerim: Salut, c'est encore moi. Salut, comment tu vas? Fış fış eder yüreğim sonra; çok sallanmış gazoz şişesi gibi, ağlarım:“Le temps m'a paru très long.”

Dario Moreno ve Tanju Okan seviyorum günlük, rakı sevmiyorum.
 
Şiirler senin olmazsa, seni de sevmiyorum.

“Perdelerini açıyor varlığının
Bir başka çıplaklıkla giydiriyor seni
Gövdelerini soyuyor gövdenin” 

(Octavio Paz)

Neyi sevip neyi sevmediğini söylemek bir sıkıntıdır günlük. Bir şeyi büsbütün sevmenin veya sevmemenin olasılığı nedir sence? Bir sözcükteki 'b' harflerini sevebilir mi biri? Bir şarkının sadece 'mi' seslerini… Kedilerin sadece bıyıklarını seven bir kadın tanıyorum. Limonların sadece kabuklarını seviyorum. Bir şeyi sevmelere ayrıştırmak suçtur. Bana en sevdiğim bir şeyi sormasınlar günlük. Aşkına en sevdiğim bir şey bahsi etmiyoruz. Arzu edersen bir 'şey' bahsi edebiliriz.

"Parmaklar gibi değerli olabilir sözcükler
Ve kaya gibi güvenilirdir sözcükler
Kıçınıza sokarsınız onları.
Ama hem papatyalar hem de bereler gibi olabilirler."

(Anne Sexton)

Hem “-mış” gibi yapmak da suç olsun ki beni caydır. “-mış” gibi yapmanın suçu ömür boyu “-mış” gibi yapmaya mahkûm edilmek olsun. Söz veriyorum o zaman daha az tembel olacağım.

“Ben’in sürdürebileceği savaşların en zorlu olan, ben’i an be an başkası olmaya zorlayan bu dünyada, kendinden başka ben olmamak için savaşmaktır ve bu savaş hiç bitmez.” (E.E.Cummings)

Senin gibi Cumartesi’nin gecesinin gözlerinden öperim. Eski şarkılara iyi davran.

0 Yorum: