2 Haziran 2011 Perşembe

Noctilien

“Al eline kalemi, uzat ellerini. Bak böyle: İlk önce bir vav harfi çizmen lazım. Gizemli bir başlangıç olsun diye… Hattatlar en çok vav harfini yaparken zorlanırlar biliyor musun?”

“Bilmiyorum. Yazmak istiyorum, yazamıyorum. Ölüyorlar mı tek tek? Şu denizin şehrine yel vursan kırılıyor. Bu denizin şehrini kan tutuyor, yazdım.”

“Ölmüyorlardır, belki de sadece söyleyecek bir şeyin kalmamıştır.”

“Yalan, üç kere Koop Island Blues dinledim, yine olmadı.”

“Sana bir mahzen lazım. Fermente olman için. Tarçınlı şarap içtin mi?”

“Yaz mevsimini sevmiyorum, çünkü yüzüm terliyor. Osmanlıca kutsal ne demek?”

“Mukaddes.”

“Sevmedim.”

“Daha akustik bir şey bulayım öyleyse. Kudsi var. Sondaki i uzun.”

“İyi bu. Sana mektup yazdım.”

“Ne yazdın?”

“Dünya zıplıyor yazdım. Dan diye bitiyor bu şarkı. Duttu duut. Eski aşklar şarkısı gibi, ayrılık şarkısı. Bilmem. Kendini öyle sık sık yalnız hisseder misin?”

“Geçen gün gözlerim dolmuştu.”

“Olur, öyle alışırsın.”

“Krepüskül diye bir kelime var, bilir misin?”

“Bilmem.”

“Bir film sahnesi geldi kafama. Bir kadın bir erkek yaz mevsimi konuşuyorlar. Kadın ve erkek gülmeye başlıyor. Sonra konuşma devam ediyor gülerken erkek kalkıyor kadına bir tokat atıyor.”

“Sonra?”

“Sonrası sonra.”

“Sakla beni bulmasınlar sabaha kadar diyor be, ne içli diyor. Süleymaniye’de saklanılır mı?”

“Surlar var, labirent gibi. Ama manzarası güzeldir. Süleymaniye Medresesi var. Bir zamanların Oxford’uydu, şimdi kütüphane. Dünyanın en nadide el yazması eseleri var. Öyle işte…

“Bonne nuit.”

“Noctilien gibi.”

“Noctilien güzel kelime.”

“Krepüskül de öyle…”

“Öyle…”

“Buna yaz.”

Sözlük: Crépuscule (Krepüskül): Alacakaranlık, tan.
              Noctilien: Geceye dair… Paris’te gece ulaşımını sağlayan otobüslere verilen isim.

1 Yorum:

Elif Gizem dedi ki...

çok güzel... bir de canım içimi ısıtan sıcacık tarçınlı şarap istedi :(