23 Temmuz 2011 Cumartesi

Güzelim Bugün,

Belki söylenir diye, sözler geçip gidecek önünden. İşte sırf bunun için, sana dair en büyük dileğim çeyrek dostum; bir sözü, hiç olmazsa birini yakalaman, dediğin günün üstünden bir yıl daha geçti Antonio.

Bugün senin doğum günüm. Üstelik cumartesin.

Yapıştırsın, kırsın, döksün, iyi etsin, sevsin seni dediğin kelimeler attılar beni içimden. İçimde bana yer kalmadı.
Senin içinde boş evler var mı?

Beyaz şaraba gazoz karıştırıp içen kadınlarla rakı bardağında vişinka tokuşturan adamlar dün gittiler. Kalashnikoff eşliğinde tepinen fillerin çimenleri ezmesinin üstünden dar alanda kısa paslar kadar zaman geçti. Ben 27 tane çörek otu saydım.

Yüzünü unuttum, sesini unutmasam ne olur? Benim babam da gözleri kapalı dinlemiş İstanbul’u. Ben hiç inanmadıysam ne olur? Babalar hep perşembe, anneler hep cuma olur.

Ben üflesem, sen sönmesen de mum... Olur.

El değmemiş, dipdiri, güzelim bugün,
Sarhoş bir kanatla yırtar mı bizim bu
Kar altında unutulmuş katı gölün
Donakalmış uçuşlar dolu buzunu?

Hodime, öyle böyle yaşlar olsun.



Bir de buradan yakın.

3 Yorum:

Elif Gizem dedi ki...

Her şeyden, herkesten biraz var... Hayat gibi bir paylaşım olmuş...

Bendenbenkim dedi ki...

Teşekkür ederim Elif Gizem. Aramızda bir sessizlik sözlüğü...

la luna bir yer dedi ki...

benim içimde çok boş ev var İrem. kapılar çekiliyor, pencereler düşüyor, yazılar yazılıyor.

perşembe, cuma, anne, baba. haftasonları öylece onlara bağışlanıyor.

daim ol.