22 Kasım 2012 Perşembe

Açık Mektup



Ego, çelik fabrikasında cam kavanoz üreten fonksiyonel bir işletmedir. 

Ben bu sefer dilimi tutamadım diye,  sen sözünü tut yine. Sen sus; ben fark etmeden koca bir yudum kaynar çayı yuttuktan sonra kavrulan boğazımıza aldırmadan çay içmeye devam eden inayetimizden bahsedeyim. İnsanın ikinci kez böyle yanıklarla yüzleşmeyeceğini, kavanozla limon suyu biriktiren kendime atfedeyim.

Sebatım ses, söz geçirmesin.  Unutmam, yok saymışımdır; yine de bil isteyim. Yalan söylemekten çekineyim; yalandan söylenmekten çekinmeyim. “Diplomatik” dürüstlüğümün altını çizeyim.

Derisi yüzülmüş bir hayvanı okşamanın ona acı vereceği özdeyişini, gururu kırılmış insanların gururlarının okşanmayacağı minvalinde uyarlayıp sana nasihat vereyim. Saldırmazsalar eğer artlarına bakmadan giderler ya; gideyim…

Gururu camdan imal etmişken, engelleyici bilinç katmanına çelik halat döşeyen ego işletmesine tüküreyim. 

Fransızcanın “fon”-etiğini güzel buluyorum diye eski ders kitaplarımın içine otoportretik karalamalar yapmayı sürdüreyim ama hiç aynaya bakmayım. 

Hem senin işletmenin yıllık FOB değeri kaç, seni aynasız ego? 

FOB: (Free On Board) Tedarikçi işletmenin malzemeyi nakliye yapılacağı geminin güvertesine taşıyana kadar olan sorumluluğunu içerir. Malzeme gemi güvertesine taşındıktan sonraki sorumluluk ise müşteriye aittir.

Ego hissi ticaret için güvenilir bir müessese değildir.  

Ne diyordum?

Kimse de çıkıp demedi ki bana: Kadın, dört senedir aynı şeyleri geveliyorsun burada… Bir susmalar, bir konuşmamalar… 

Her neyse... Öyle işte... Sen o sözü hep tut.

Charles Bukowski'yi sevmeyenlerin Bukowski şarkısıyla, tekrar veda ediyorum sana.

Kristin Asbjørnsen - I Wish To Weep

Sen de öyle, sen de öyle...

1 Yorum:

Adsız dedi ki...

ben demiştim ki ;) yazılarının tiryakisi E.K;)