23 Temmuz 2012 Pazartesi

C'est La Vie



Yazmak arafta kalmaya müteakip bir iş. Mutlulukla mutsuzluğun, örneğin… Bir tarafta dururken yazmanın mümkünü yok.

Bir yaştan, yeni bir yaşa atlamanın arafında şimdi…

Blogum anflaktik şok geçirdi ve komaya girdi. Şimdisinde sarfettiğim hiçbir cümleyi sindiremiyor. Yaşam destek ünitesine bağlı olarak sürdürdüğü hayatını sonlandırmam için 11.09.2012’ye kadar vaktim var.

Bu da adet yerini bulsun diye yazılmış, medetsiz bir doğum günü yazısı.

Bu da öyle bir şarkı...

19 Temmuz 2012 Perşembe

Hoş Bakışın Boş İğfali


(Voksne Mennesker (2005) Dagur Kari – Jackob Cedergren as Daniel & Tilly Scott Pedersen as Franc)


Duşta unuttuğu kurmalı düşlerinin kısa devresi sonucu çarpıldık sanırım.
Boş iğfaller etti, hoş bakışlarımız; bilirsin.
Islak saçları yanık kokuyordu; söyledim.
Süt pişirsem, aşk taşıyor ocaktan, kapı hep vakitsiz çalıyor, dedi.
Ya sen, kendini biliyor musun? Ter kokuyorsun.
Yıkamıyorsun ruhunu; terini ipte kurutup, tekrar giyiyorsun.
Hakkı vardı, sözünü kestim, aldı ağzımdan. Bu, lafta çok güzel büyür, dedi.
Balkonda teneke saksılarım var, hâlâ. Hadi, gidelim istersen.
Masadan kalktık; garsona bahşiş bırakacaktım.
Ceplerimde sadece, yuvalarından sökülmüş gözler vardı.
Anladı, cüzdanındaki bozuk paraları çıkarıp saydı.
Bir yalnızın bir yalnızı sevmesi, iki yalnızlık ediyor, dedi.
Buraya bir tane bıraksak yeter.

Güldüm. Yürürken dudağı ıslıklı bir tekerleme söylüyordu…
Sevilmekten ürkmeyen bir sokak köpeği, peşinden yürüyordu…

Süt pişirdim, aşk taşırdım ocaktan
Düş kurdum, duşta unuttum
Ruhumu astım, ipte kuruttum
Söz kestim, lafta büyüttüm
Hav…

3 Temmuz 2012 Salı

Bir Dostu Ölü Götürmek / Ergin Günçe


Boş bulunup gülersen
Bir Ölünü görünce
Ocağa Tütsü atarsın
Pencerene sürme çek

Ölünün Babasıyla
Uzunca bir Rakı iç
Anmadan eski günleri
Bırak biraz Ay doğsun

Dört arkadaş bir olup
Tahta kutu içinde
Ölünüzü götürün
İncirlerin altına

Dönersen ıslık çalarsın
Yol uzun, Su karanlık
Otur bir çardak altına
Bırak biraz Yağmur yağsın