15 Temmuz 2014 Salı

Metropol Duası




Yeryüzündeki varlığımın 30. yılına mum dikmeme yaklaşık bir hafta kaldı. Bu koca ellere orta parmağın ucundan bilek mesafesi yürüyerek kat edilebilen küçücük bir avuçtan geleli bir yıl oldu. En az liseyi bitiren bir genç irisininki kadar ergenliğimi ağzıma büyük gelen lafları geviş getirmek suretiyle bir büyükbaş gibi tamamlayalı da çok değil…

Kimse hakkını savunurken gitmesi zaruri yollar yüzünden insanlığını sorgulamak zorunda kalmasın. Kimse yalnızlığından kurtulmak için kendi gösterişinin kurbanı olmasın. Kimse kimseyi oturttuğu yerden kaldırmak mecburunda bulunmasın. Kimse de dönüp ardına, kaldırıldığı o koltuğa bakmasın… 

Çünkü her insan kıymeti kendinden menkul bir apartman sahibidir. Gider o apartmanın sahibinden bir yer istersin. Mülk sahibi sana gönlüne göre değer biçtiği yeri gösterir. Sen o daireyi istesen de bulduğun gibi bırakmayacağından, deniz manzaralı daire umarken bodruma kalacağından, o gönülden edindiğin yerin kirasına her yıl biçilecek zamdan, hiç senin olmamış duvarlara senden sinecek gamdan; her gönül eskir zaten, zamanla tadilat tutmaz olur. Hem her gönül sahibinin gönlü rahat değil ki kiracısı onsun. Herkes ne kadar mülk sahibiyse o kadar kiracı… Herkes umduğundan fazlasını bulmaya mükellef, zira herkes vergi mükellefi; vergisinin hesabını keyfinin kâhyasıyla sorduracak kadar bencil ve tembel…
Kimin gönlünden yer istediysen, dilerim bulduğun en gönlüne göresi olsun.
Her yeni yaşın, en güzel yaşın… Hep söylerim…
Doğum günün kutlu olsun işte. Kiracıların çıkarken evi düzgün bıraksın.
Gözlerinden öperim.