29 Mart 2016 Salı

Lawrence Durrell / Acı Limonlar


Bir acı limonlar adasında
Karanlık yuvarlarında meyvelerin
Ayın soğuk otlarının yandığı,

Sonra kuru otlar yerdeki
Acıtan anıları, yarı yaşamdır
Gözden geçiren ölü alışkanlıkları

Gerisini söylemesek daha iyi,
Güzellik, karanlık,
Kocamış denizler korusun onları

Anılarıyla uykularının
Kıvırcık başı yunan denizinin
Saklar sessizliğini akmıyan yaşlar gibi.

Saklar sessizliğini akmıyan yaşlar gibi.

Çeviri: Cevat Çapan

Kaynak: Türk Dili Şiir Özel Sayısı Şubat 1961

1 Mart 2016 Salı

“Yaş İşler Ustası” çok yakında raflarda!

İnsanın yazdıklarını okutması, okutacak mecra bulması, okuyandan bir şey duymayı umması zor şey. Rica minnet yaptığınız incitiyor. Öyle olmayanı da bir kan tahlili sonucu bekler gibi huzursuz ediyor.  

Kimse, yazdıklarım okunsun, diye düşünerek yazmaz ancak; ya bir gün okunursa, ihtimali mutlaka içinden bir yerden ince bir ses verir. O sese kulak verip bir kere okutursa, nezaketen bile iyi bir şey duymuş olsa, yine okutur. İşte o saatten sonra da o ince ses koca bir gürültü olur. Ya o gürültüyle başa çıkamaz, el yordamıyla yazarsınız; ya da o gürültüde görmeye alışırsınız. 

Şu fotoğrafta gördüğünüz dosya da o ince sesin marifeti... Nice yayın evleri, editörler, yazarlar, mail kutuları, şehirler gezdi. Hangi bardaklara altlık, hangi çaydanlıklara nihale oldu bilmiyorum. Olmuştur. Kimi mail kutularının okunmamışlarında, kimilerinin spam klasörlerine kaldı. Şimdisinde biri ona bir şans verdi ve bir yayınevinin matbaasında baskı kuyruğu bekliyor. Sonrasındaki kaderi nihale olmaktan hallice mi olur, bilemem. Sonrasındaki gürültüyle nasıl başa çıkarım, bilemem.

Yıllarca buralarda olup yazdıklarımı okuyan, acaba yeni bir şey var mı, diye gelip bakan, niye yazmıyorsun, diye soran, motivasyonlarını eksik etmeyen, umudunu kesmeyen sizler olmasanız ben yine “yazan” olurdum, evet. Ama bir “yazar” olmaya niyet etme cesaretini bulamazdım. Niyetimi bulduğum yere geri bırakır mıyım, onu da bilemem. Bırakırsam oradan alırsınız. Sanki bütün niyetler iyidir; saklarsınız.

Kim bulduysa onundur; kime yazdıysam onun olduğu gibi…  

Bugün bu dosyanın kitap olması için bana bir şans veren Minval Yayınları’na, bana yazanlara, yazdıranlara, okuyanlara, sizlere ve sana binlerce teşekkür borçluyum. 

“Yaş İşler Ustası” bir manilik olmazsa yaza kalmadan kitapçılarda. Haber ederim; raflarda buluşuruz, olur mu?