22 Şubat 2009 Pazar

Klasik Müzik Adamları Filmleri Antolojisi

Uzun zamandır kütüphanemde duran ancak okumaya yeni fırsat bulduğum bir kitap var elimde. Çağdaş Fransız yazarlardan “Pascal Quignard’ın “Dünyanın Bütün Sabahları” isimli romanı. 17. yüzyılda yaşamış besteci ve viyola da gamba sanatçısı Sainte - Colmbe’un öğrencisi Marin Marais’le ilişkisini anlatan kısa romanın bir de sinema filmi uyarlaması olduğunu öğrenince, aklıma bir müzisyen filmleri antolojisi yapmak geliyor ama bu konuda çekilmiş ne kadar fazla film olduğunu öğrenince vazgeçiyor ve konuyu sınırlandırıyorum. Karınca kararınca popüler sinema kültürümle aklıma gelenlerden ve kendi sevdiklerimden bir liste yapıyorum sizlere: Klasik Müzik Adamları Filmleri Antolojisi
Eğer benim bilmeyip de sizin bildikleriniz olursa tavsiyelerinizi beklerim.
Beğenmeniz dileğiyle, iyi seyirler.

TOUS LES MATINS DU MONDE: 1991 yılı Fransız yapımı film Alain Corneau tarafından çekilmiş. Diyaloglar ve senaryo ise yine uyarlama eserin sahibi Pascal Quignard’a ait. Jean-Pierre Marielle’in ünlü müzisyen Sainte – Colombe’u canlandırdığı filmde hırslı öğrencisi Marin Marais’i ise ünlü Fransız Aktör Gérard Depardieu oynuyor.

AMADEUS: 1984 yılı ABD yapımı bu film, benim klasik müzik adamları filmleri içinde en sevdiğim. Milos Forman’ın yönettiği filmde başrolleri Tom Hulce (Mozart) ve F.Murray Abraham (Antonio Salieri) paylaşıyorlar. En iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi erkek oyuncu (F. Murray Abraham) dâhil 8 Oscar ödülü alan film Salieri’den dinlediğimiz Mozart – Salieri ilişkisine odaklanıyor ve belki de akıllardan hiç çıkmayacak bir repliği Abraham’ın muhteşem sesiyle, Salieri’nin ağzından bize aktarıyor: "Tanrım bu bana nasıl bir cezadır ki bu adama böyle bir yetenek verdin, bana ise sadece bu yeteneği anlayabilecek kadar bilgi verdin"

SHINE: 1996 Avustralya yapımı bir başka klasik. Scott Hicks’in yönettiği Avustralyalı ünlü piyanist David Helfgoth'un hayatını konu alan ve Geoffrey Rush'a en iyi erkek oyuncu Oscar'ını kazandıran film soundtrack albümünün satış rekorları kırmasıyla da meşhur. Hikâye tamamıyla piyanistin gerçek hayatından uyarlama. Ayrıca beni ve birçoğumuzu ünlü piyanistin hastalığı “şizoaffektif bozuklukla” tanıştıran ilk film olduğu söylenebilir. Bu arada kendi adıma bahsettiğim filmler arasında en iyi soundtracke sahip olduğunu düşündüğüm film de Shine.

THE PIANIST: Polonyalı piyanist Wladyslaw Szpilman’ın kendi yazdığı biyografisinden uyarlanan film bu listenin en popüleri. 2002 yılında Fransa, Almanya, İngiltere ve Polonya ortak yapımı olarak çalışılan film Roman Polanski’ye en iyi yönetmen, Ronald Harwood’a en iyi uyarlama senaryo ve başrol oyuncusu Adrien Brody’e en iyi erkek oyuncu Oscar’ını kazandırdı. Yine bir 2. Dünya Savaşı ve Yahudi soykırımı hikâyesine prim yaptıran akademi o yıl epey eleştirildi. Roman Polanski’nin küçük bir kıza tecavüz ettiği iddialarıyla gündeme geldiği ve sırf bu yüzden Amerika’ya gelip ödülünü alamadığı film aslında Adrien Brody’nin tek kişilik performansıyla göz dolduruyordu.

COPYING BEETHOVEN: Agnieszka Holland’ın 2006 yılında Amerika, Almanya ve Macaristan’la birlikte ortak çalıştığı film eleştirmenlerce pek başarılı bulunmadı. Beethoven’in beste yapmakta sıkıntı çektiği son yıllarında, ona yardımcı olan genç Anna Holtz’la ilişkisine odaklanan filmde, başrolleri Ed Haris ve güzel yıldız Diane Kruger paylaştılar.

THE MUSIC LOVERS: Listenin en eski filmi olan The Music Lovers, 1970 yılına ait bir Ken Russel yapımı. Büyük Rus bestecisi Pyotr Ilyich Tchaikovsky’nin sıra dışı yaşamını ele alan film Ken Russel’ın da etkisiyle daha sıra dışı bir hal alıyor. Richard Chamberlain’in ünlü müzisyeni canlandırdığı çalışma hem müzisyenin, hem de yönetmenin sıra dışılığıyla hafızalardaki yerini koruyor.

IMMORTAL BELOVED: 1999 Amerika, İngiltere ortak yapımı, Bernard Rose yönetiminde başka bir Beethoven filmi. Hakkında pek fikir sahibi değilim çünkü izleme fırsatım olmadı. Ama Beethoven’i canlandıran Gary Oldman olunca, sırf onun performansı için bile izlenmeye değerdir diye düşünüyorum.

THE SOLOIST: Bu film henüz gösterime girmedi. İçinde bulunduğumuz yılda gösterilmesi planlanıyor. Joe Wright’in yönettiği film yine bir biyografik kitap uyarlaması ve İngiltere, Amerika ortak yapımı. Film, Şizofreniye yakalanan müzik dahisi Nathaniel Ayers, hastalığının ilerlemesi üzerine evsiz barksız kalarak Los Angeles sokaklarına düşerek, hayatını keman ile çello çalarak sürdürmeye çalışmasını anlatıyor. Robert Downey Jr.'ın canlandırdığı Steve Lopez karakterinin gerçek hayattaki kitabından uyarlanan film, aynı zamanda rolü için bolca çello dersi alan metod oyuncusu oscarlı Jamie Fox'un da varlığıyla merak uyandırıyor.

Kaynakça: http://www.imdb.com/, http://www.beyazperde.com/

0 Yorum: