18 Nisan 2009 Cumartesi

Diabolique ve Aboulique

“Diabolique” Fransızcada “şeytani” demektir. “Aboulique” ise “iradesini yitirmiş” anlamına gelir. Son günlerde kendime karşı sergilediğim kayıtsız tavırlar için “aboulique” sıfatını çok uygun buldum. Ancak sırf huzurum bozulmasın diye bu kayıtsızlık halini abarttığımı düşündüğümden kısmen “diabolique” de sayılabilirim diye düşünüyorum. Her neyse. Bazı zamanlar aynı harflerle başlayan ya da kafiyeli biçimde biten kelimelerin birbirleriyle hiç de alakası yokmuş gibi görünseler de gizemli bir ilişki içinde olduklarına inanırım. Bunu kendime ispatlamak için hepsini bir araya getirip fantastik cümleler kurar ya da ruh haletleriyle ilgili uyarlamalar yaparım. Bu günlerde de diabolique aboulique ilişkisine takıldım anlayacağınız. Daha önce de uzun süre boğuştuğum bir tür kelime gurubuyla kendime bir cümle kurup, Da Vinci’nin şifresini çözmüş gibi ağzım kulaklarımda gezip durmuştum. Cümle şuydu:

Tanrı’nın itiyadı; itikatla ibadet, sanatçının itiyadı; işretle istidat, yöneticinin itiyadı; istinatla itaat, Bendenbenkim’in itiyadı; itimatla ifşaat… Bu ne izahat heyhat!

Bu cümlenin anlamı ise aşağı yukarı şöyle birşey:
Tanrı’nın huyu; inançla ibadet, sanatçının huyu; alkolle kabiliyet, yöneticinin huyu; dayanaklı itaat, Bendenbenkim’in huyu; güvenle dile getirme… Bu ne biçim açıklama yahu!

Vizelerin bitişi üstüne kendime yeni bir kelime kokteyliyle kutlama yapmak istiyorum ama aklıma bir şey gelmiyor...