14 Ağustos 2010 Cumartesi

Harf Bahane


Müzik dinliyormuş, sigarası da varmış, kahvesi de ama cümlelerin öğeleri devrikmiş yoksunluktan. Güya başı da dönmüyormuş, harflermiş dönenler kelime olmaya… Çok sıcakmış ama saçlarını da toplamıyormuş. Bir avuç laf etseymiş ya saçları efendim, toplarmış. Gözlükleri de kirli değilmiş ki, bakışlarıymış kararıp söz söz olan... Her şeye de bahanesi varmış, her şey de kendine sandırmak istediği gibiymiş. Bahaneler dizermiş harf harf…

Kahve bitmiş, sigaradan midesi bulanmış, masanın altında oturduğunu unutmuş. Gözlükleri de pismiş zaten. Bir şey sandığı da çokmuş, özlemeye de sevmeye de üzülmeye de bahanesi yokmuş. Meğer ilacını unutmuş. O bahaneleri değil, bahaneler onu diziyormuş da haberi yokmuş.

5 Yorum:

Adsız dedi ki...

yazıyı kim ya da ne için yazdığınızı, kime ithaf ettiğinizi diyelim, sadece siz bildiğiniz için okuduktan sonra, bize de böyle ifadesiz bir yüzle bakmak düştü. hiçbirşey anlamadadn öylece bakmak. :))

bendenbenkim dedi ki...

Kendime, kendimi yazdım.

Adsız dedi ki...

"O bahaneleri değil, bahaneler onu diziyormuş da haberi yokmuş."anlamayanların bahanesi de bu olsun mu?

Hayalin Derinlikleri dedi ki...

Yazıyı okudum.
Üstüne bariz kelimeler dökülmüş. Şu siyahlar üstünde, ne de güzel gözükmüş.
Sonra bi daha okudum.
Bir kahvede kendime doldurdum.
İçeyim derken, kaldığım yeri unuttum.
Baştan okuyayım dedim.
"Okuma" dedi.
"Niye ?" dedim.
Bahanesi çokmuş,öyle söyledi...

bendenbenkim dedi ki...

Bahaneler üzmesin de sizleri, ötesinin önemi yok.