30 Mayıs 2011 Pazartesi

Zugzwang

Bir geçen yılın son akşamının son saatleriydi. Ben karanlıkta ıslık çalıyor ve beni merhaba yeni yıl gürültüsünden kurtaracak olanları bekliyordum. Yeni bir yılı karanlıkta ıslık çalarak karşılamanın her yeni yıla bir ölüm sığdırdığına ikna olacak kadar beklemiştim. Sonra çizgili kırmızı pijamalar, sonra çalan ankesörlü telefonlar, yer yatağında uyunmuş geceler, kırmızı kaplı günlük defterleri, Björk sesli kadınlar, çift bilinmeyenli denklemler, karlı çam ağaçları, otel odaları, çatılar, üç, iki, sıfır, yedi ve iki…

“Birçok canlı gibi güvercinler de, düğmeye basmasıyla ödül kazanması arasında çabucak bir bağ kurar. Fakat zamanlayıcı her 20 saniyede bir otomatik olarak kapağı açmaya başlarsa güvercin şöyle der:  "Bunu hak edecek ne yaptım ben? " O sırada kanatlarını çırpıyorsa olanlar üzerinde belirleyici bir etkisi olduğuna ikna olana kadar kanatlarını çırpmaya devam edecek demektir. Biz buna 'Güvercin İtikadı' deriz.”

Su çeneme varana kadar denizin ortasına yürürüm ve öylece dururum orada. Yüzmeyi öğrendiğimden beri hiç yüzmedim. Tek istediğim beni boğabilecek derinlikteki suya sırt üstü uzanabilmek ve eğer bunu başaramazsam yüzerek kendimi batmaktan kurtarabilmekti. Suyun kaldırma kuvveti bilinen bir gerçekti ve kendini onun üstüne güvenle bırakabilen bir canlıyı yüzme bilmese dahi batırdığı henüz görülmemişti. Yine de kendimi öylece bırakabilecek kadar güvenmedim suya. Hiç… O kadar güvenmedim ki yüzmeme gerek kalmadı. Su çeneme varana kadar denizin ortasına yürürüm ve öylece dururum orada. Yüzmeyi öğrendiğimden beri hiç yüzmedim.

“Önceden, neler olacağını bilmediğinden seçim yapamıyordu. Şimdiyse neler olacağını bildiği için seçim yapması imkânsızlaştı. Satrançta yapılabilecek en iyi hamle hamle yapmamak olursa buna zugzwang denir.  Hiçbir seçim yapmadığınız sürece her şeyi mümkün kılarsınız.”

Tırnaklarımı maviye saçlarımı kırmızıya boyadım mor etti. Öyleyse yarın için bana şans dile sevgili dostum. I'm always your friend. In cold, in silence, maybe keeping the heat deep inside myself, far away from you but always with... In chess, it's called zugzwang, when the only viable move is not to move.

Not: İtalik alıntılar Mr. Nobody’e aittir.

0 Yorum: