7 Haziran 2011 Salı

Yalan Mimi

la luna bir yer’den iki sorulu bir mim var ancak sadece birini yanıtlayacağım. Yalan hakkındaki düşüncelerim…

Herkesin söyleyebildiği kadar ben de yalan söyleyemem. Çoklukla bir şey söylememeyi ya da başka bir şey söylemeyi tercih ederim. İkiyüzlü biri olduğumu daha önce birkaç kez söylemiştim sanırım. En azından bu kadar dürüst olabiliyorum ancak hali hazırda ikiyüzlü olduğumu söylediğim birinin ikiyüzlü davranmam karşısında şaşırmasını anlamıyorum. Ayrıca ikiyüzlü olduğumu söylediğim birine ikiyüzlü davranmayacak olmam da başka bir açının gerçeği. Genelde iki türlüsü de işe yaramaz. İnsanlar inanmak istediklerine inanırlar. Zaten ikiyüzlü olmak çoklukla yetmez, daha fazla yüz sahibi olmak gerekir. Seçenekleri çoğaltmak kararsızlığı arttırır; böylece yalanınızın doğru sanılma olasılğı artar. Mümkünse çok yüzlü olun.

İyi yalan söyleyebilen takdire şayan yalancılarla bir sorunum yok. Onlar takdire şayan yalancılarsa zaten yalancı olduklarını hiçbir zaman bilemem. Alkış!

O kadar çok kötü yalan duydum ki, yalanla bir sorunum kalmadı. Kötü yalanları kolaylıkla tanıyabilirim. O yüzden yalancıları pek başarılı bulmuyorum. Ama onları başarılı bulmadığımı gururlarını incitmemek adına onlara söylemiyorum. Yani inanmış gibi yapıyorum. İkiyüzlü olduğumu söylemiştim değil mi? Ben bir yalan bakanıyım. Politikacı, şey de olur, bulamadım şimdi.

Ne kadar çok kötü yalan tanırsanız, iyi yalan söylemeniz o kadar zorlaşıyor. Yalan söylediğinizi sanırken kendinizi aşırı dürüst bir halde buluyorsunuz. Böylece yalancı sanılmanız da kolaylaşıyor. Bunu anlatabildiğim konusunda pek emin değilim. Yani bir sürü yalanın içinde bir doğrunun yalan sanılma olasılığı üstünden gidersek ben olasılık hesabı yapmayı bilmiyorum, bu doğru.

Çok yalan duymakla doğru orantılı ilerleyen bir paranoya ve güvensizlik büyütebilirsiniz. Şık durur, tabi bunu yalanın neresinde büyüttüğünüz önemli.

Neyse ki genellikle tanıdığınız bir şeyle sorununuz olmaz. Ne yapacağını bilirsiniz. Belki sadece kötü yalancılarla beceriksiz dürüstleri ayırt edemezsiniz.

Kolaylıkla tanınmayan iyi bir yalandır, kötü yalanlar da sahiplerini gerçek birer riyakâr yapmaz. Onların bazıları genelde yalanlarının içine boşluk açabilecek 'doğru' bir şey sıkıştırır ve böylece vicdanın kaçıp saklanacağı bir yer bırakırlar.

Çok fazla yalan söyleyeceğinizi ve bunun altından kalkamayacağınızı düşünüyorsanız susuverin. İyi gelir.

Yalan hakkında daha fazla yalan söylemek istemiyorum, zaten dediğim gibi yalan söylemem dersem yalan olmaz, olsa keşke. Olur olur. Ya yalancı ya da fazla dürüst olmakla zan altındayım, birinden hüküm giysem hiç olmazsa hayatımdaki bir şey ortayı bulmuş olacak. Her neyse. Emin değilim, bir önemi de yok. Bir önemi yok… Ne?

Kötülüğün nasıl bir şey olduğunu biliyorsanız, hiç kötülük yapmamış olsanız dahi, siz artık kötü birisiniz. Yalanın ne olduğunu biliyorsanız yalancı ve onun ve bunun ve her şeyiz...

2 Yorum:

la luna bir yer dedi ki...

kafamın içine oturdum.
memnun oldum yazdığına, hep öyle oluyor.

Bendenbenkim dedi ki...

Sağolasın Luna, iyi ki varsın.