16 Ocak 2013 Çarşamba

Sakız




Bir sorunun yanıtının bu kadar kolay olmasına ihtimal vermeyişim yüzünden yaptığım yanlışların sorumlusu ÖSYM’dir. Bir insanın bu kadar dürüst olmasına ihtimal vermeyişim yüzünden riyakârlığa itimadımın sorumlusu da ÖSYM olsun mu? Ben kendime hiç kendimlik yapmadım. Ortanın kararından üstünü hiç almadım.

Kafamın üstüne porselen tabak koyarsam beynimin gevşemeyeceğine inandım. Zekâ pırıltıları saçmamın sırrı limon suyudur; gözlerime sıktım, yandım. Göz doktorundan sıra aldım. 

Minnacık bir adamı çiğneyerek sevmiş, sonra böyle şişirecekmiş tam, sen adam kaybolmuş yeminle sakız gibi. Yanlışlıkla yutuvermiş adamı. Adam ölmüş; kadın sakız çıksın diye beklemiş durmuş. Gastroenterologa görün, dedim kadına. Ama kadın napmış? Vergi dairesine gitmiş. Birlikte göz doktorunu bekledik, sıra bize geldiyse de görmedik. 

Bu da öyle bir anımdı. Ruhum fıkır fıkır kaynadı.

İnsanın ruhu yumurta gibi bişeydir. Ruhunu kaynatıyorsun, suyuna kibrit çöpü atıyorsun, çatlamıyorsun. Bütün kibritler ve çıralar sıcacık soba kokar. Parmakların yanayazınca sönmeden atıverirsin kibriti; sobaya dokunmadan ısındığın gibi bir şeydir. 

Bugün Ergin Günçe’nin gittiğinin 30. kez yıl dönümüdür. Ben dünyanın tepsi gibi düzlüğüne inanalı köşeden düşmeyişimin aylar, yıllar dönümü… 

Kalbim bu sessiz sonbaharda
Bugün atlaslara inanma sakın
Düz bir tepsidir dünya
Yolun sonuna ulaştın artık
Güzel bir durum kıyısındasın.

... 

(Ergin Günçe)

Bir kibrite yanmışım, olsun.


0 Yorum: